Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından Milli Yetkinlik Hamlesi kapsamında hayata geçirilen “Beyin Göçünden Beyin Gücüne” programının ikinci buluşması, yurt dışında edindikleri bilgi ve deneyimleri Türkiye’nin savunma ve teknoloji ekosistemine taşımak isteyen sektör profesyonellerini buluşturdu. Çalıştayın açılışında konuşan Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Karataş, savunma sanayiinin geleceğinde insan ve yetenek odaklı yaklaşımın belirleyici rolüne dikkat çekti.
Karataş, 2025 ve 2026 yıllarında yurt dışından Türkiye’ye dönerek farklı sektörlere katkı sağlayan vatandaşlara teşekkür etti. Savunma Sanayii Başkanlığı bünyesinde 1400’ün üzerinde projenin sürdüğünü belirten Karataş, insan ve yetenek odaklı projenin de bu çalışmalar arasında bulunduğunu söyledi. Projeyle insan kaynağının her seviyede geliştirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.

Projenin hedeflerini açıklayan Karataş, “Buradaki temel hedef, lise düzeyinden üst düzey yöneticiye kadar bize fayda sağlayacak her seviyedeki Türk vatandaşının yetkinlik setlerini geliştirmek” dedi.
İnsan kaynağını merkeze alan yaklaşımın nedenlerine değinen Karataş, savaş ve güvenlik anlayışında yaşanan köklü değişime işaret etti. Geleneksel savaş kavramının artık fiziksel cephelerle sınırlı olmadığını belirten Karataş, siber alanın yanı sıra toplumların sosyolojik ve psikolojik yapılarının da mücadelenin unsurları arasına girdiğini kaydetti.
Karataş, “Eskiden fiziksel cephelerden bahsederdik, şimdi siber cephelerden bahsediliyor. Aslında toplumların sosyolojisi ve psikolojisi de bir cephe. Çok yakında savaşların zihinsel cephelere doğru yöneldiğini görüyoruz” ifadelerini kullandı. Bilişsel cephenin giderek daha fazla önem kazandığını vurguladı.

Bu değişimin yalnızca teknolojik kapasiteyle karşılanamayacağını belirten Karataş, insan davranışlarının, düşünce yapısının ve yetkinliklerinin de yeni dönemin gereksinimleri doğrultusunda geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Karataş, oluşturulması planlanan yetkinlik mimarisinin dört temel sütuna dayandığını açıkladı. İlk sütunu aciliyet duygusu olarak tanımlayan Karataş, günümüzde yüksek teknoloji, yüksek hız ve yüksek kapasitenin belirleyici unsurlar hâline geldiğini dile getirdi.
İkinci sütunun sürdürülebilirlik olduğunu belirten Karataş, sanayi, ekonomi ve yetenek alanlarında sürekliliğin korunmasının önemini vurguladı. Üçüncü sütunda yumuşak güç, strateji, diplomasi ve istihbarat unsurlarının yer aldığını aktaran Karataş, güvenlik anlayışında caydırıcılık ile çatışmaları önleme kapasitesinin önemine dikkat çekti.
“Savaşmaktan daha önemli olan şey savaşmamak” diyen Karataş, dördüncü sütunun entegre anlayış, sistem ve çözümlerden oluştuğunu söyledi. Bu dört unsurun birbirini tamamladığını belirten Karataş, herhangi birinin eksik kalmasının bütüncül yapının hedeflenen sonucu vermesini engelleyeceğini ifade etti.
Konuşmasında insanı ve kurumsal dönüşümü odağa alan Karataş, yetkinlik gelişiminin yalnızca bireysel kazanımlarla sınırlı kalmadığını belirtti. Bu sürecin kurumların ve dolayısıyla sektörün dönüşümünü de doğrudan etkilediğini kaydetti.

“Önce insanı değiştirsek kurumların değişeceğine inanıyoruz” diyen Karataş, yetkinlik mimarisini farklı seviyelerde oluşturmayı amaçladıklarını söyledi. Bu yapının sanayi ve teknoloji hedefleriyle bütünleşmesinin, nitelikli insan kaynağının ülkenin stratejik önceliklerine katkı sunması bakımından kritik olduğunu vurguladı.
Açılış konuşmasının ardından düzenlenen sunumda, programın bugüne kadar elde ettiği kazanımlar ile gelecek perspektifi “Ne umduk, ne bulduk, ne kazandık, ne kazandırdık, nasıl kazandırabiliriz?” soruları doğrultusunda değerlendirildi.
Sunumun ardından verilen arayla birlikte katılımcılar, dokuzar kişilik gruplar hâlinde moderatörler eşliğinde çalışma masalarına geçti. Farklı konu başlıklarında yürütülen oturumlarda yurt dışı deneyimleri, sektörel birikimler ve Türkiye’nin ihtiyaçları ortak akıl yaklaşımıyla değerlendirildi.
Masa çalışmalarının tamamlanmasının ardından “Göçten Güce” oturumlarına geçildi. Grup temsilcileri, çalışmalar sonucunda ortaya çıkan tespit, öneri ve çıktıları katılımcılarla paylaştı.
Küresel deneyimi Türkiye’nin yerli vizyonuyla buluşturmayı hedefleyen çalıştay, kapanış konuşması ve aile fotoğrafının çekilmesiyle sona erdi.







Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.