TGSD Başkanı Narbay: Hazır giyim ve tekstil stratejik sektör ilan edilmeli

Rapora göre, 2025 yılında hazır giyim sektörü 14,1 milyar dolar, tekstil sektörü ise 1,7 milyar dolar net dış ticaret fazlası verdi. İkinci sırada yer alan gıda sanayisinin net dış ticaret fazlası 10,5 milyar dolar olarak kaydedildi. TGSD Başkanı Toygar Narbay, “Bu sektör olmasaydı imalat sanayisinin dış ticaret açığı 41,3 değil, 57,1 milyar dolar olacaktı. Sektörümüzün stratejik sektör ilan edilmesini ve sanayi stratejisinin sektörel kırılımda açıklanmasını talep ediyoruz” dedi. TÜİK verilerine

Haber Editörü · 19.10.2026 12:55 👁 11 okunma
🔊 Haberi Dinle

Dinlemek için Dinle düğmesine basın.

TGSD Başkanı Narbay: Hazır giyim ve tekstil stratejik sektör ilan edilmeli

Rapora göre hazır giyim sektörü, 2025 yılında 14,1 milyar dolar; tekstil sektörü ise 1,7 milyar dolar net dış ticaret fazlası sağladı. Net dış ticaret fazlasında ikinci sırada bulunan gıda sanayisinin fazlası 10,5 milyar dolar oldu. TGSD Başkanı Toygar Narbay, “Bu sektör olmasaydı imalat sanayisinin dış ticaret açığı 41,3 değil, 57,1 milyar dolar olacaktı. Sektörümüzün stratejik sektör ilan edilmesini ve sanayi stratejisinin sektörel kırılımda açıklanmasını talep ediyoruz” dedi.

TÜİK verileri, hazır giyim ve tekstil sektörünün 2025 yılında 832,5 milyar liralık katma değer ürettiğini ortaya koydu. Sektör böylece imalat sanayisinde gıda sanayisinin ardından ikinci sırada yer aldı. SGK verilerine göre aynı yıl sektörde ortalama 897 bin 671 kişi kayıtlı olarak çalıştı. Bu sayı, imalat sanayisindeki yaklaşık her beş kayıtlı çalışandan birinin hazır giyim ve tekstil sektöründe istihdam edildiğini gösterdi. Sektörün ürettiği katma değerin yüzde 62’si ücret ve diğer personel giderlerine ayrılırken, imalat sanayisi genelinde bu oran yüzde 49 olarak kaydedildi.

Hazır giyim ve tekstil sektörü, kadın istihdamı ile bölgesel istihdamda da öne çıktı. Rapora göre 2025 yılında sektörde ortalama 407 bin 983 kadın kayıtlı olarak çalıştı. Bu sayı, imalat sanayisindeki toplam kadın istihdamının yüzde 45’ine karşılık geldi. Yalnızca hazır giyim sektöründeki oran ise yüzde 55 oldu. Aralık 2024 itibarıyla sektördeki kayıtlı istihdamın yüzde 73’ü İstanbul dışındaki illerde gerçekleşti. Hazır giyim ve tekstil sektörü, 64 ilde binden, 17 ilde ise 10 binden fazla kişiye kayıtlı istihdam sağladı. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde sektörde çalışanların sayısı 178 bin 500’e ulaştı.

Birleşmiş Milletler’in uluslararası ticaret veri tabanı UN Comtrade verilerine göre hazır giyim ihracatının kilogram başına değeri, 2025 yılında 15,95 dolar oldu. Türkiye’nin toplam mal ihracatında kilogram başına ortalama değer ise 1,75 dolar olarak hesaplandı. Sektör, 2009-2024 döneminde makine, bina ve diğer maddi varlıklara 78,2 milyar dolar yatırım yaptı. Bu miktar, aynı dönemde imalat sanayisindeki toplam yatırımların yüzde 14,3’ünü oluşturdu. Böylece hazır giyim ve tekstil, imalat kolları arasında yatırım büyüklüğü bakımından ilk sırada yer aldı.

Orta Vadeli Program’da (2027-2029) savunma, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ gibi alanların stratejik sektörler arasında tanımlandığını hatırlatan Narbay, hazır giyim ve tekstilin mevcut üretim kapasitesinin korunması gerektiğini belirtti. Narbay, “Bu alanlar sıfırdan yatırım gerektiriyor. Hazır giyim ve tekstilde ise 16 yılda 78 milyar dolarlık yatırımla kurulmuş, halihazırda çalışan bir kapasite var. Döviz kazandıran, kadınlara ve Anadolu’ya istihdam sağlayan bu kapasiteyi korumak, yenisini kurmaktan çok daha ucuz” ifadelerini kullandı. Narbay, sektörün stratejik sektör ilan edilmesi ve sanayi stratejisinin sektörel bazda açıklanması yönündeki taleplerini yineledi.

Raporda, sektördeki istihdam ve iş yeri kayıplarına da yer verildi. SGK kayıtlarına göre Aralık 2022 ile Temmuz 2026 arasında hazır giyim ve tekstil sektöründeki kayıtlı istihdam 362 bin 879 kişi azaldı. Bu düşüş yüzde 29,7 olarak hesaplandı. Aynı dönemde sigortalı çalışanı bulunan iş yeri sayısı 10 bin 624 gerileyerek yüzde 16,6 düştü. İmalat sanayisindeki toplam kayıtlı istihdam kaybının yüzde 64’ü hazır giyim ve tekstil sektöründe gerçekleşti. TÜSİAD Rekabet Gücü Endeksi’nde de tekstil, giyim ve deri sektörünün rekabet gücünün 2020’nin dördüncü çeyreğindeki zirvesinden 2026’nın ikinci çeyreğine kadar yüzde 33 gerilediği belirtildi.

Narbay, kayıpların kalıcı hale gelmeden önlem alınması gerektiğini belirterek, “Kapanan fabrika ve dağılan nitelikli iş gücü, geri getirilmesi en zor varlıklardır. Kayıp kalıcılaşmadan adım atılmalı” dedi. TGSD ise finansmana erişim, istihdam maliyetleri ve yatırım teşviklerinde öncelikler belirlenirken sektörün net döviz katkısının yanı sıra kadın istihdamı, bölgesel yaygınlık ve istihdam yoğunluğunun da dikkate alınmasını önerdi.

 

Bu habere tepkiniz?

Yorumlar

Yorumlar yayınlanmadan önce moderasyondan geçer.

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

WhatsApp İhbarHaber Gönder