A1 Capital’in yayımladığı günlük piyasa değerlendirmesinde, Mehmet Şimşek’in fonlardan çıkışların cuma günü itibarıyla durduğu ve yaşanan gelişmelerin bankacılık sistemi açısından sistemik risk oluşturmadığı yönündeki açıklamalarının piyasalar tarafından kısa vadede rahatlatıcı karşılandığı belirtildi.
Değerlendirmede, son haftalarda yatırımcı çıkışlarının fonları yeni hisse satışlarına yönelttiği, bu satışların da yeni çıkışları tetikleyerek likidite sorununu derinleştirebileceği yönündeki endişelerin öne çıktığı aktarıldı. Çıkışların durduğu mesajının, söz konusu olumsuz döngünün şimdilik kırıldığı şeklinde yorumlandığı kaydedildi.
Manipülasyonla bağlantısı bulunmayan şirketlere yönelik Kredi Garanti Fonu kaynaklı bir finansman paketi üzerinde çalışılmasının da olumlu karşılandığı ifade edildi. Bu adımın, fon piyasasındaki gelişmeler nedeniyle finansmana erişimi zorlaşan ancak sorunlu işlemlerle ilişkisi bulunmayan şirketlerin korunmasına yönelik bir mesaj içerdiği belirtildi.
Fon Rehberi’nin yürürlük tarihinin ertelenmeyeceğine ilişkin açıklamanın, portföy yönetim şirketlerinin uyum maliyetleri ile bazı fonlarda ortaya çıkabilecek yeniden yapılandırma ihtiyacını gündemde tuttuğu bildirildi. Serbest fonların Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’na (TEFAS) açılmasına ilişkin kararın yeniden değerlendirilecek olması ise fonların dağıtım ve likidite yapısında değişiklik yaşanabileceğine işaret etti.
Geçmişte 10 milyon liranın üzerinde reel kazanç elde eden yatırımcılara öncelikle başvurulacağının açıklanmasının, usulsüz kazançların geri alınması konusundaki kararlılığı ortaya koyduğu belirtildi. Bununla birlikte soruşturma kapsamına girebilecek fonlar, portföy yönetim şirketleri ve fiilî dolaşımı düşük hisseler bakımından kısa vadeli belirsizliğin devam ettiği ifade edildi.
A1 Capital, MSCI’ın endeks değişikliklerini dondurma kararına ilişkin değerlendirmesinde, uluslararası yatırımcıların şeffaflık ve piyasa bütünlüğüne yönelik eleştirilerinin dikkate alınmasının önemini vurguladı. Türkiye’nin gelişen piyasa statüsüne ilişkin risklerin tamamen ortadan kalkmadığı belirtilirken, 2027 başına kadar yapılması öngörülen düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve yaptırımların görünür hale gelmesinin yabancı yatırımcıların yaklaşımı açısından belirleyici olacağı kaydedildi.
Küresel piyasalarda şirket bilançolarından gelen olumlu sinyallerin risk iştahını desteklediği, ancak yüksek petrol fiyatları ile ABD tahvil faizlerindeki yükseliş eğiliminin risk oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Değerlendirmede, petrol fiyatlarının yeniden 110 doların üzerine çıkmasının enflasyon ve merkez bankalarının faiz politikaları açısından önemli bir risk oluşturduğu vurgulandı.
ABD borsalarında Dow Jones endeksi yüzde 1,02, S&P 500 endeksi yüzde 0,28 yükseldi. Nasdaq endeksi ise teknoloji hisseleri üzerindeki baskının etkisiyle yataya yakın ve hafif ekside günü tamamladı. Sağlık ve finans hisselerinin Dow Jones’taki yükselişi desteklediği, teknoloji sektöründe ise yapay zeka yatırımlarının büyüklüğü ile bu harcamaların kârlılığa dönüşme hızına ilişkin soru işaretlerinin sürdüğü kaydedildi.
Vadeli işlemlerde S&P 500 kontratlarının yaklaşık yüzde 0,3, Nasdaq 100 kontratlarının yüzde 0,7-0,9 aralığında yükseldiği belirtildi. Dow Jones vadeli kontratlarının ise daha sınırlı bir artış gösterdiği aktarıldı. Avrupa’da Euro Stoxx 50 ve DAX vadeli kontratları yaklaşık yüzde 0,4 yükselirken, FTSE 100 vadeli kontratları yataya yakın seyretti.
Asya piyasalarında MSCI Asya-Pasifik endeksi yüzde 1,5 yükseldi. Güney Kore piyasası yaklaşık yüzde 4, Japonya Nikkei endeksi ise yüzde 1,3 değer kazandı. Güney Kore’deki yükselişin, önceki gün çip ve yapay zeka hisselerinde yaşanan kayıpların ardından gelen tepki alımlarından kaynaklandığı belirtildi. Japonya’da eylül ihracatının yıllık yüzde 16,7 artmasının da piyasayı desteklediği kaydedildi.
Değerlendirmede, ABD’nin 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5’in üzerinde kalmaya devam ettiği belirtildi. Petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon baskısını artırabileceği ve Federal Rezerv’in aralık ayında faiz artırabileceğine yönelik beklentileri güçlendirebileceği ifade edildi. Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 5 sınırına yakın seyrettiği, bütçe açığı ve mali düzenlemelere ilişkin endişelerin Fransız tahvilleri üzerindeki baskıyı artırdığı aktarıldı.
Döviz piyasasında dolar endeksinin 101,8 civarında seyrettiği, dolar/yen paritesinin ise 158 seviyesinin üzerinde bulunduğu bildirildi. Brent petrolün yaklaşık yüzde 1,5 artışla 110,4 dolara, Batı Teksas türü ham petrolün (WTI) ise yaklaşık 99 dolara yükseldiği kaydedildi. Orta Doğu’daki gerilim, Kızıldeniz taşımacılığına yönelik riskler, Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına ilişkin tehditler ve ABD ham petrol stoklarındaki 4,9 milyon varillik düşüşün fiyatları desteklediği belirtildi.
Altının ons fiyatının dördüncü günde de gerileyerek 4 bin 118 dolar civarında bulunduğu, yüksek petrol fiyatlarının faiz beklentilerini yukarı çekmesinin altın üzerinde baskı oluşturduğu ifade edildi. Gümüş fiyatlarında da yüzde 1'e yakın düşüş görüldüğü aktarıldı.
Yurt içinde saat 10.00'da açıklanacak imalat sanayi kapasite kullanım oranının takip edileceği belirtilirken, verinin sanayi üretimine ilişkin öncü göstergelerden biri olarak değerlendirildiği kaydedildi.
Küresel piyasalarda ise şirket bilançolarının gündemin odağında olacağı ifade edildi. ABD'de AT&T ve Abbott sonuçlarının ardından piyasa kapanışı sonrasında Meta, Tesla, IBM, Texas Instruments ve Lam Research bilançolarının açıklanmasının beklendiği bildirildi. Meta'da yapay zeka yatırımlarının reklam gelirlerine katkısı, Tesla'da otomotiv marjları ve otonom sürüş yatırımları, IBM ve Texas Instruments'ta ise kurumsal teknoloji ve çip talebinin izleneceği kaydedildi.







Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.