Küresel otomotiv sanayisinin önde gelen temsilcilerini buluşturan toplantıda; küresel rekabet, değer zincirlerinin geleceği ve Çin ile iş birliği başlıkları değerlendirildi. OSD, Avrupa Birliği ile Türkiye otomotiv sanayileri arasındaki güçlü entegrasyonun korunmasının, Avrupa'nın küresel rekabetçiliği açısından kritik önem taşıdığını vurguladı.

Uluslararası Motorlu Taşıt Üreticileri Birliği (OICA- Organisation Internationale des Constructeurs d'Automobiles) ile Fransa Otomobil Üreticileri Komitesi (CCFA- Comité des Constructeurs Français d'Automobiles) ev sahipliğinde Paris’te düzenlenen OICA Genel Kurul Toplantısı, küresel otomotiv sanayisinin önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi.
Genel Kurul kapsamında düzenlenen “Current Challenges Facing the European Automotive Industry” (Avrupa Otomotiv Sanayisinin Karşı Karşıya Olduğu Güncel Zorluklar) başlıklı panelde; pazar koşulları, üretim, yatırımlar, istihdam, CO₂ emisyon standartları ve dönüşüm sürecinde sağlanabilecek esneklikler görüşüldü. Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı (IAA) çerçevesinde gündeme gelen yerli katkı oranı ve menşe kriterleri ile Avrupa menşeli ürünlere öncelik verilmesine ilişkin yaklaşımlar da panelin gündeminde yer aldı.
Panelde görüşlerini Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA- Association des Constructeurs Européens d'Automobiles) Genel Direktörü Sigrid de Vries, Alman Otomotiv Sanayii Birliği (VDA-Verband der Automobilindustrie) Başkanı Hildegard Müller, Birleşik Krallık Motorlu Araç Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT- Society of Motor Manufacturers and Traders) Direktörü Mike Hawes ve Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Genel Sekreteri Özlem Güçlüer paylaştı.
“Türkiye Otomotiv Sanayisi, Avrupa Otomotiv Değer Zincirinin Ayrılmaz Bir Parçası”
Avrupa Birliği'nin rekabetçiliğini artırmak amacıyla geliştirdiği yeni sanayi politikalarının ve özellikle Sanayi Hızlandırma Yasa Tasarısı (Industrial Accelerator Act – IAA) sürecinin kritik bir dönemeçte olduğu süreçte düzenlenen panelde konuşan OSD Genel Sekreteri Özlem Güçlüer, Türkiye ile Avrupa Birliği otomotiv sanayileri arasındaki köklü ve karşılıklı faydaya dayanan entegrasyona dikkat çekti.
Güçlüer, Türkiye ile AB arasında 30 yılı aşkın süredir Gümrük Birliği temelinde gelişen otomotiv ekosisteminin yalnızca ticari ilişkilerle sınırlı olmadığını belirtti. Bu yapının ortak yatırımlar, üretim, tedarik zincirleri, teknoloji, mühendislik ve istihdam alanlarında güçlü bağlar oluşturduğunu ifade eden Güçlüer, Avrupa'nın yeni sanayi politikalarının mevcut değer zincirlerini koruyan, karşılıklı yatırımları destekleyen ve güvenilir ticaret ortaklarıyla iş birliğini geliştiren kapsayıcı bir anlayışla şekillendirilmesinin son derece önemli olduğunu kaydetti.
“Avrupa'nın Rekabetçiliği, Entegre Değer Zincirlerinin Korunmasını Gerektiriyor”
Güçlüer, panelde Avrupa otomotiv sanayisinin karşı karşıya olduğu küresel rekabet koşullarını da değerlendirdi. Çin otomotiv sanayisinin üretim ölçeği, teknolojik gelişim hızı ve yenilikçilik kapasitesinin rekabet dinamiklerini yeniden şekillendirdiğine dikkat çeken Güçlüer, yoğun küresel rekabet ortamında Avrupa'nın gücünü artırabilmesi için entegre değer zincirlerinin korunması ve geliştirilmesi gerektiğini belirtti. Türkiye ve AB otomotiv sanayilerinin birbirleri açısından hem önemli tedarikçiler hem de önemli pazarlar olduğunu vurguladı.
Küresel Rekabette İş Birliği ve Öngörülebilir Sanayi Politikalarının Önemi
Panelde, Çin otomotiv sanayisinin küresel pazarlarda artan etkisi ile Avrupa ile geliştirilebilecek sanayi iş birlikleri de ele alındı. Güçlüer, sürdürülebilir sanayi ortaklıklarının yalnızca ticaret hacmi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek karşılıklı yatırımlar, yerel tedarik zincirlerinin geliştirilmesi, teknoloji transferi, Ar-Ge ve istihdama sağlanan katkıların da dikkate alınması gerektiğini söyledi. Avrupa otomotiv sanayisinin geleceği bakımından rekabetçilik, dayanıklı tedarik zincirleri ve öngörülebilir yatırım ortamının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Güçlüer, Türkiye ve AB otomotiv sanayilerinin ortak kazanımlarını koruyan ve ileri taşıyan bir sanayi politikası yaklaşımının Avrupa'nın küresel rekabet gücüne önemli katkı sağlayacağını ifade etti.
OSD, OICA'nın uluslararası otomotiv sanayisi temsilcileri arasında diyalog ve iş birliğini geliştiren önemli bir platform olduğunu belirtti. Dernek, küresel otomotiv sanayisinin dönüşüm sürecinde Türk otomotiv sanayisinin görüş ve önceliklerini uluslararası platformlara taşımaya ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sunmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.







Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.