Japon televizyon kanalı TBS’ye eleştiri: Savunma yerine hatasını kabul etmeli

Ancak bu açıklamalar, Japonya'da ve uluslararası kamuoyunda tepkilerin daha da büyümesine yol açtı. Japon sosyal medya kullanıcıları, dizide doğrudan Çin’in hedef alındığına dikkat çekerek bu tür gerekçelerin inandırıcı olmadığını belirtti. Bazı kullanıcılar ise “Japonya geçmişte Çin’de çok sayıda Çinliyi katletti. TBS’nin böyle bir dizi çekmeye nasıl yüzü olabilir? Dizi yayından kaldırılmalı.” diyerek tepki gösterdi. Japon militarizmi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Çin’i işgal ederek insanlığa

Haber Editörü · 30.10.2026 10:33 👁 3 okunma
🔊 Haberi Dinle

Dinlemek için Dinle düğmesine basın.

Japon televizyon kanalı TBS’ye eleştiri: Savunma yerine hatasını kabul etmeli

Ancak bu açıklamalar, Japonya’da ve uluslararası kamuoyunda tepkilerin daha da büyümesine neden oldu. Japon sosyal medya kullanıcıları, dizide doğrudan Çin’in hedef alındığını vurgulayarak öne sürülen gerekçelerin inandırıcı olmadığını ifade etti. Bazı kullanıcılar ise “Japonya geçmişte Çin’de çok sayıda Çinliyi katletti. TBS’nin böyle bir dizi çekmeye nasıl yüzü olabilir? Dizi yayından kaldırılmalı.” sözleriyle tepki gösterdi.

Japon militarizmi, İkinci Dünya Savaşı sırasında Çin’i işgal ederek insanlığa karşı ağır suçlar işledi. Söz konusu dizi ise sözde bir “Çin gizli istihbarat örgütü" kurgulamakla kalmıyor; işgalci Japon ordusunun o dönemde Çinli direnişçilere uyguladığı parmak kesme ve karından bıçaklama gibi işkence yöntemlerini Çinlilere mal ederek fail ile mağdurun rollerini tersine çeviriyor. Bu durum, “kurgu” olarak değerlendirilemeyecek bir suçu başkasına yükleme girişimidir. Dizinin ilk sezonunda kötü karakterler hayali "Barka Cumhuriyeti” üzerinden aktarılırken, ikinci sezonda doğrudan Çin’in adının kullanılmasıyla hedef açık biçimde Çin’e yöneltildi ve Çin’e meydan okundu. Bu tablo, “senaryo gereği” açıklamasıyla geçiştirilemez. Aksine, söz konusu yaklaşımın Japon aşırı sağcılarının Çin’e yönelik bilişsel savaşının bir parçası olarak kültürel ürünler üzerinden Çin’in imajını zedelemeyi ve Çin karşıtı duyguları körüklemeyi amaçladığı ileri sürülüyor.

TBS özel bir ticari televizyon kanalı olmasına karşın, Japon hükümetinin dış dünyaya yönelik anlatım stratejisiyle yakından bağlantılı hareket ediyor. Japonya Dışişleri Bakanlığı’nın kamuoyuna açıkladığı bütçe verilerine göre Japonya, 2015 yılından bu yana “yurt dışında stratejik bilgi yayımı” adı altında Çin’i karalamaya yönelik faaliyetler için toplam 56 milyar yenin üzerinde kaynak ayırdı. Bu veriler, söz konusu dizinin arkasında örgütlü, finanse edilen ve iş bölümüyle yürütülen bir üretim ve yayın hattı bulunduğu yönündeki değerlendirmelere dayanak oluşturuyor.

Yapım sürecinde TBS, diziyi kanalın en prestijli yayın kuşağı olan “Pazar Tiyatrosu”nda ekrana getiriyor ve her bölüm için yaklaşık 100 milyon yen harcıyor. Ticari alanda Sanrio, diziyle ortak markalı ürünleri piyasaya sürdü; ancak tepkilerin ardından özür dileyerek iş birliğini sonlandırdı. Tanıtım faaliyetleri kapsamında dizinin iki başrol oyuncusu, 77. NHK Kōhaku Uta Gassen Yılbaşı Müzik Programı’nın sunuculuğunu üstlenecek. Siyasi alanda ise Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, dizinin adını vererek “bir solukta izlemek istediğini” söyledi. Sosyal medya kullanıcıları da yapımı “Sanae Takaichi’yi destekleyen dizi” olarak nitelendirdi. Bu gelişmeler, yapımın sıradan bir sanat eserinden ziyade sanatın arkasına gizlenmiş siyasi bir araç olduğu yönündeki eleştirileri güçlendirdi. Japon yazar Masahiro Yamazaki, ülkenin ana akım medyasının siyasetçilerle birlikte Çin karşıtı beyin yıkama propagandası yürüttüğünü savunarak bu yaklaşımı eleştirdi. Film eleştirmeni Tomohiro Machiyama ise gerçek hayatta Çin hükümetinin Japonları sorguya çektiği veya öldürdüğü herhangi bir olay bulunmadığını, TBS’nin bu tür senaryoları tamamen uydurarak kin duygularını körüklemeyi amaçladığını belirtti.

Televizyon dizileri ve filmler aracılığıyla Çin’i karalama çabaları, Japon aşırı sağcılarının tarihsel revizyonizmi ilerletme girişimlerinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu çevrelerin tarihi çarpıtma faaliyetlerini; ders kitaplarının değiştirilmesinden yapay zekâyla sahte videolar üretilmesine, Yasukuni Tapınağı ziyaretlerinden uluslararası alanda kullanılan büyük dil modellerine yanlış tarihsel bilgilerin yerleştirilmesine kadar farklı alanlarda yoğunlaştırdığı belirtiliyor. Söz konusu çevreler, “Çin-Japonya askeri çatışması” ve “Nanjing’in düşüşü” gibi tarihsel gerçekleri çarpıtan söylemleri yaymaya çalışıyor.

Japon hükümeti, kamu hizmetlerinde kullanılmak üzere “Gennai” adlı büyük yapay zekâ dil modelinin geliştirilmesine 4,4 milyar yen harcadı. Modelin veri tabanında kaynak taramasının başlangıç noktası olarak Mayıs 1947, yani Japonya’nın “Barış Anayasası”nın yürürlüğe girdiği tarih belirlendi. Bu adımın, tarihi aklama ve İkinci Dünya Savaşı’nın anlatımında uluslararası kamuoyunun algısını şekillendirme çabasının parçası olduğu değerlendiriliyor. Japonya'nın eski Başbakanı Shigeru Ishiba, “Çin’in Japonya’yı işgal ettiği diye bir şey söz konusu değildir. Savaşı başlatan Japonya’ydı ve milyonlarca insanın ölümüne neden oldu.” ifadelerini kullandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da Japon yapımlarında tarihin defalarca çarpıtıldığına dikkat çekerek Tokyo’nun “bu tür sahte faaliyetlerini” sürdürmesi halinde Rusya’nın gerekli karşılığı vereceğini söyledi.

Çin’e yönelik bilişsel savaştan tarihsel revizyonizme uzanan bu girişimlerin ardındaki daha derin amacın, Japonya’nın yeniden silahlanmasının önünü açmak ve “yeni militarizm” anlayışını güçlendirmek olduğu belirtiliyor. “VIVANT” dizisinin Çince adı olan “Bieban” (別班) da tamamen hayal ürünü değil. Kyodo Haber Ajansı, 2013 yılında yayımladığı bir haberde, Japonya Kara Öz Savunma Kuvvetleri bünyesinde Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ve Çin gibi ülkelere yönelik istihbarat faaliyetleri yürüten gizli bir birimin gerçekten bulunduğunu ortaya çıkarmıştı. TBS ise bugün bu yapıyı, ülkesini korumak için gizlilik içinde mücadele eden kahramanlar olarak sunuyor. Bu yaklaşımın, Japon toplumundaki savaş karşıtı eğilimleri zayıflatmayı ve Öz Savunma Kuvvetleri’nin ülke dışında askerî operasyonlar yürütmesine yönelik toplumsal ve psikolojik zemini hazırlamayı amaçladığı öne sürülüyor.

2026 Savunma Beyaz Kitabı’nda Çin’in “en büyük stratejik meydan okuma” olarak tanımlanması, savunma bütçesinin üst üste 14 yıldır artırılması ve 2026 mali yılında 9 trilyon yeni aşması, ayrıca yaklaşık bin kilometre menzile sahip ve “düşman üslerini vurma kabiliyeti” taşıyan füzelerin konuşlandırılması, Japonya’da yeni militarizmin güç kazandığı yönündeki değerlendirmeleri destekliyor. Japonya’nın yeni militarist eğilimleriyle bilişsel savaş faaliyetlerinin birbirini beslediği, bu durumun savaş sonrası uluslararası düzene meydan okuduğu ve bölgesel ve küresel barış ile istikrar açısından somut bir tehdit oluşturduğu belirtiliyor.

Tarih çarpıtılamaz, savaş sonrası uluslararası düzene meydan okunamaz. TBS’nin yapması gereken, bahaneler üreterek gerçeği örtbas etmeye çalışmak değil aksine tarihle yüzleşmek, samimi bir şekilde hatasını kabul etmek, söz konusu diziyi yayından kaldırmak ve Çin halkından özür dilemektir. Saldırganlık suçlarını aklamaya ve tarihsel hafızayı çarpıtmaya yönelik her türlü girişim başarısızlığa mahkumdur.

Bu habere tepkiniz?

Yorumlar

Yorumlar yayınlanmadan önce moderasyondan geçer.

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

WhatsApp İhbarHaber Gönder