Fidan: Arabuluculuk ortak zemin bulmak ve kazan-kazan çözümü sağlamaktır

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’nın açılış hitabında, küresel güvensizliğin arttığı ve silahlı çatışmaların farklı bölgelerde etkisini sürdürdüğü bir dönemde, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinin önemini vurguladı. Türkiye’nin arabuluculuğu diplomatik bir araç olmanın ötesinde stratejik bir yaklaşım olarak ele aldığını belirten Fidan, kalıcı çözümler için tarafların güveninin kazanılması ve bölgesel sahipliğin güçlendirilmesi ge

Haber Editörü · 23.10.2026 10:44 👁 5 okunma
🔊 Haberi Dinle

Dinlemek için Dinle düğmesine basın.

Fidan: Arabuluculuk ortak zemin bulmak ve kazan-kazan çözümü sağlamaktır

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul’da düzenlenen 9. İstanbul Arabuluculuk Konferansı’nın açılışında yaptığı konuşmada, küresel güvensizliğin arttığı ve silahlı çatışmaların farklı bölgelerde devam ettiği bir dönemde anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesinin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin arabuluculuğu yalnızca diplomatik bir araç olarak değil, stratejik bir yaklaşım olarak değerlendirdiğini belirten Fidan, kalıcı çözümlere ulaşılabilmesi için tarafların güveninin kazanılması ve bölgesel sahipliğin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

İstanbul’un uzun yıllardır diyalog ve diplomasi açısından önemli bir merkez olduğunu belirten Fidan, konferansın karar vericileri, diplomatları ve arabuluculuk alanında çalışan uzmanları bir araya getirdiğini ifade etti. Fidan, bu buluşmanın yeni ortaklıkların kurulmasına ve barış perspektiflerinin geliştirilmesine katkı sunduğunu kaydetti.

Dünyanın giderek derinleşen küresel güvensizlikle karşı karşıya olduğunu dile getiren Fidan, çatışmaların yol açtığı insani maliyete dikkat çekti. Fidan, “Birleşmiş Milletler bu anlamda yaklaşık dünya nüfusunun dörtte birinin çatışma bölgelerinde yaşadığını tahmin etmekte. Her 12 dakikada bir sivil hayatını kaybediyor bu çatışmalar sonucunda. 100 milyondan fazla kişi zorunlulukla yerinden edilmiş durumda ve bunların yaklaşık yüzde 40’ı maalesef çocuklardan oluşuyor” ifadelerini kullandı.

Filistin’de yaşananların insani trajedinin boyutlarını açıkça gösterdiğini söyleyen Fidan, Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelere değindi. Fidan, “İsrail kuvvetlerinin her gün ateşkes ihlal etmesi uluslararası sisteme olan güveni eksiltiyor ve bu konuda güvensizlik yaratıyor. Bu konuda insani yardım erişmesi ve çocukların özellikle korunması önceliğimiz olmalı” dedi. Anlaşmazlığın adil bir siyasi çözümle sonuçlandırılması gerektiğini vurguladı.

Uluslararası sistemin meşruiyet kaybının günümüzde yaşanan krizlerin temel sorunlarından biri olduğunu belirten Fidan, kuralların doğru uygulanmamasının kurumlara duyulan güveni zedelediğini söyledi. Arabuluculuk süreçlerinin tarafların rızası, karşılıklı güven ve kapsayıcılık temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Fidan, Türkiye’nin Libya’daki çabalarını bu yaklaşımın önemli bir örneği olarak gösterdi.

Libya’da kalıcı bir çözümün, Libyalıların sahiplendiği ve içten diyaloğa dayanan bir süreçle mümkün olabileceğini belirten Fidan, Türkiye’nin hem doğudaki hem de batıdaki aktörlerin yanı sıra uluslararası ortaklarla diyaloğunu sürdürdüğünü kaydetti.

Çatışmaların çözümünde her duruma uygulanabilecek tek bir formül bulunmadığını belirten Fidan, her anlaşmazlığın kendine özgü tarihsel koşulları ve dinamikleri olduğunu ifade etti. Taraflarla iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğine işaret eden Fidan, “Bir anlaşmazlığı eğer ilgili taraflarla görüşemezseniz çözemezsiniz. Dolayısıyla süreç angajmanla başlıyor. Kanalların mutlaka açık olması gerekiyor ve diyaloğun da bu konuda ilerleme yavaş bile olsa kırılgan bile olsa devam etmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Fidan, Türkiye’nin Rusya-Ukrayna arasındaki görüşmeler, Karadeniz Tahıl Anlaşması ve Somali ile Etiyopya arasındaki Ankara Süreci kapsamındaki girişimlerinin sürdürülebilir arabuluculuğun önemini gösterdiğini söyledi. Geniş kapsamlı bir anlaşmaya kısa sürede ulaşılamasa bile müzakerelerin sürdürülmesinin pratik kazanımlar sağlayabileceğini belirten Fidan, bu sürecin daha kapsamlı çözümler için zemin oluşturabileceğini kaydetti.

Bölgesel sahipliğin kalıcı barış açısından taşıdığı öneme de değinen Fidan, “İstikrar ithal edilebilecek bir kavram değildir ve kalıcı çözümler dışarıdan empoze edilemez. Çatışmaların içerisinde oynayan tarafların bunun çözümünde de bir rol oynaması gerekiyor” dedi.

Mekke Savunma İttifakı ve Balkan Barış Platformu’nun bölgesel sahiplik ilkesinin uygulanmasına örnek teşkil ettiğini belirten Fidan, bölgesel aktörlerin çözüm süreçlerinde sorumluluk üstlenmesinin kalıcı sonuçlara ulaşma ihtimalini artırdığını söyledi. Etkin bir arabuluculuk için uluslararası kuruluşların uzmanlığının; sivil toplum, özel sektör, akademik çevreler ve diplomatik kapasiteyle bir araya getirilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin arabuluculuğu dış politika stratejisinin merkezine yerleştirdiğini vurgulayan Fidan, bu alanda kurumsal bir yapı da oluşturulduğunu belirtti. Fidan, “Biz burada çözümler veya belli sonuçlara odaklanmıyoruz ama tarafların kendi aralarında çözüm araştırması için koşul yaratmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Arabuluculuğun kazananlar ve kaybedenler oluşturmak yerine ortak bir zemin yaratmayı hedeflediğini belirten Fidan, “Türkiye’nin bu konuda içten diyaloğa dayalı, sürdürülebilir angajmana dayalı ve bölgesel sahiplikle ilgili olarak yaklaşımı bu yaklaşımın bölgesel ve küresel güvenliğe nasıl katkıda bulunabileceğini gösteriyor” ifadelerini kullandı.

Fidan, konferansın ortak deneyimlerin paylaşılmasına ve arabuluculuk alanındaki kolektif kapasitenin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni ederek konuşmasını tamamladı.

Bu habere tepkiniz?

Yorumlar

Yorumlar yayınlanmadan önce moderasyondan geçer.

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

WhatsApp İhbarHaber Gönder