İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) ev sahipliğinde, COP31 öncesinde yerel iklim politikalarını güçlendirmek amacıyla “COP31 Yolunda İstanbul: Yerel İklim Eylemi ve Şehirlerin Geleceği Çalıştayı” gerçekleştirildi. Çalıştayda iklim kriziyle mücadele, kentlerin afetlere karşı dirençli hale getirilmesi ve yerel yönetimlerin bu süreçteki rolü değerlendirildi.
İPA Florya Kampüsü’ndeki çalıştayda konuşan İBB Başkanvekili Nuri Aslan, iklim krizinin kuraklık, aşırı sıcaklar ve şiddetli yağışlar yoluyla günlük yaşamı doğrudan etkilediğini söyledi. Kent planlamasında doğal alanların korunması gerektiğini vurgulayan Aslan, COP31 sürecinde yerel yönetimlerin yalnızca uygulayıcı konumunda kalmaması, karar alma mekanizmalarında ortak olarak yer alması gerektiğini belirtti.
İBB Genel Sekreteri Prof. Dr. Volkan Demir, iklim mücadelesinde finansmanın belirleyici önem taşıdığını ifade etti. Demir, belediyelerin iklim projeleri için finansmana erişirken çeşitli yapısal engellerle karşılaştığını kaydetti.
İstanbul için 2050 hedefi
İBB Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler, İstanbul’u 2050 yılında iklim nötr ve dirençli bir şehir haline getirmeyi hedeflediklerini açıkladı. Atık yönetiminde geri kazanıma gönderilen atık oranının 2019’da yüzde 5’ten yüzde 26’ya yükseldiğini belirten Erdinçler, depolamaya giden atık miktarının ise yüzde 74’e düşürüldüğünü söyledi.
Erdinçler, İstanbul’daki atık tesislerinde yıllık 1,4 milyon megavatsaat elektrik üretildiğini de belirtti. Ayrıca İstanbul’un iklim mücadelesi kapsamında yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.
Çalıştay, kentlerin ortak iklim gündeminin değerlendirildiği oturumlar ve tematik çalışma masalarıyla sürdü.







Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.