Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, elektrik dağıtım sektörünün enerji dönüşümüne uyum sağlaması için altyapı yatırımlarının kritik önem taşıdığını belirterek, “Milli Enerji 2040 kapsamında elektrik iletim ve dağıtım altyapımızda yaklaşık 100 milyar dolarlık bir yatırım öngörüyoruz” dedi.
Bayraktar, Ankara’da düzenlenen Elektrik Dağıtım Sektöründe Birinci İnovasyon Yaygınlaştırma ve Girişimci Günleri programında yaptığı konuşmada, güneş ve rüzgar santrallerinin çoğalması, elektrikli araçların yaygınlaşması ve sanayinin artan elektrik ihtiyacının şebekelerde de dönüşümü zorunlu kıldığını söyledi.
Enerji dönüşümünün sadece santral yatırımlarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Bayraktar, “İletim ve dağıtım altyapımızı, depolama kapasitemizi, dijital teknolojilerimizi ve sistem yönetim kabiliyetimizi birlikte geliştirmemiz lazım” ifadelerini kullandı.
Elektrik dağıtımının vatandaşların günlük hayatından sanayi üretimine kadar geniş bir alanda belirleyici olduğunu ifade eden Bayraktar, güçlü dağıtım altyapısının konutlarda güvenli elektrik kullanımından fabrikalarda kesintisiz üretime, hastanelerin hizmetlerini sürdürmesinden tarımsal sulamaya kadar pek çok ihtiyacın temelini oluşturduğunu kaydetti.
Yeni sanayi bölgeleri ve büyüyen şehirlerin yanı sıra elektrikli araçlar, çatı tipi güneş enerjisi sistemleri ve dijital ekonominin gelişmesinin dağıtım şebekelerinde yeni gereksinimler doğuracağını belirten Bayraktar, bu ihtiyaçların yalnızca yeni hat ve trafoların eklenmesiyle karşılanamayacağını dile getirdi.
Bayraktar, “Şebekelerimizi gerçek zamanlı izleyebilen, talebi doğru tahmin edebilen, arızalara daha hızlı müdahale edebilen ve mevcut kapasiteyi daha verimli kullanabilen bir yapıya geçirmemiz gerekiyor. Başka bir ifadeyle elektrik dağıtımında yeni dönem, daha güçlü şebekelerin yanı sıra daha akıllı, daha esnek ve daha dayanıklı şebekeler dönemi olacak” dedi.
Dijitalleşmenin elektrik dağıtım sektörünün başlıca araçlarından biri olduğunu belirten Bayraktar, veri analitiği, yapay zeka, otomasyon ve akıllı enerji yönetimi uygulamalarının şebeke işletmeciliğinde yeni imkanlar sunduğunu söyledi. Teknolojinin sahadaki sorunlara çözüm üretmesi, hizmet kalitesini yükseltmesi ve maliyetleri azaltması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, teknoloji yatırımlarının somut ihtiyaçlarla örtüşmesinin önemine dikkat çekti.
Yerli yazılımların geliştirilerek sektör genelinde yaygınlaştırılmasının enerji dönüşümünün önemli unsurlarından biri olduğunu kaydeden Bayraktar, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) dağıtım şirketlerine Ar-Ge çalışmaları için sağladığı bütçelerin yerli çözümlerin geliştirilmesine ve sahada kullanılmasına katkı sunduğunu ifade etti.
Milli Enerji 2040 kapsamında elektrik dağıtım altyapısında yerli yazılımların yaygınlaştırılmasını ve sistemlerin siber saldırılara karşı daha korunaklı hale getirilmesini hedeflediklerini belirten Bayraktar, “Enerji dönüşümünde başarılı olmak için yalnızca teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda teknolojiyi üreten, geliştiren bir ülke olmak zorundayız” diye konuştu.
Dağıtım otomasyonu, güç elektroniği, yazılım, haberleşme sistemleri, enerji depolama ve veri yönetimi gibi birçok alanda yerli çözümlere ihtiyaç bulunduğunu belirten Bayraktar, söz konusu teknolojilerin enerji sektörünün yanı sıra Türkiye’nin sanayi ve teknoloji ekosistemine de katkı sağlayacağını söyledi.
Üniversitelerin bilimsel birikimi, girişimcilerin yenilikçi fikirleri, sanayinin üretim gücü ve dağıtım şirketlerinin saha deneyiminin bir arada değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, araştırma ve geliştirme çalışmalarıyla sektörün ihtiyaçları arasındaki bağın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
EPDK’nın desteği ve Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneğinin (ELDER) koordinasyonuyla düzenlenen Ar-Ge Yaygınlaştırma Zirvesi’nin başarılı projelerin sektör genelinde yaygınlaştırılmasında önemli bir işlev üstlendiğini belirten Bayraktar, bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Ar-Ge İnovasyon Zirvesi’nde dijital şebekeler, yapay zeka, veri analitiği ve yenilikçi teknolojilerin ticarileştirilmesi gibi başlıkların ele alınacağını kaydetti.
Bayraktar, “Bir fikir projeye, projenin ürüne, ürünün de ülkemizin enerji altyapısına katkı sağlayan bir çözüme dönüşmesi” için girişimcilerin önünün açılması ve yenilikçi uygulamaların yaygınlaştırılması gerektiğini kaydetti.
Türkiye’nin 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nın 31’inci Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapacağını hatırlatan Bayraktar, organizasyonu iklim değişikliğiyle mücadele hedeflerinin somut yatırımlara, projelere ve uluslararası iş birliklerine dönüştürülmesi açısından önemli bir fırsat olarak gördüklerini söyledi.
COP31 kapsamında öncülük edecekleri başlıklardan birinin, 2035 yılına kadar elektriğin küresel nihai enerji tüketimindeki payını yüzde 35’e çıkarmayı amaçlayan Küresel Elektrifikasyon Taahhüdü olacağını belirten Bayraktar, elektrifikasyonun enerji verimliliğinin artırılması, yerli ve yenilenebilir kaynaklardan daha fazla yararlanılması ve enerji ithalatına bağımlılığın azaltılması açısından önem taşıdığını ifade etti.
Türkiye’de elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2002 yılında yüzde 15 seviyesindeyken bugün yüzde 21’e yükseldiğini aktaran Bayraktar, bu oranın sanayide yüzde 30’a, binalarda ise yüzde 33’e ulaştığını bildirdi.
Elektrifikasyon hedeflerinin sürdürülebilir biçimde gerçekleştirilebilmesi için güçlü bir altyapıya ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Bayraktar, “COP31 gündemimizde enerji dönüşümünün ana gündem başlıklarından biri elektrik şebekelerinin güçlendirilmesi olacak” diye konuştu.
Bu kapsamda dağıtım şebekelerinin modernizasyonu ve dijitalleşmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme entegrasyonu ve şebeke yatırımlarının finansmanı konularında uluslararası iş birliğini geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Bayraktar, Türkiye’nin enerji dönüşümündeki birikimini dünyayla paylaşmak ve yeni yatırım ortaklıklarının önünü açmak istediklerini kaydetti.
Elektrik dağıtım şirketlerinin yurt dışında da faaliyet göstermeye başladığına işaret eden Bayraktar, sektörün tecrübesinin, geliştirdiği teknolojilerin ve yenilikçi uygulamalarının uluslararası alanda daha görünür hale getirilmesini hedeflediklerini söyledi.
Enerji sektöründe önümüzdeki yılların büyük hedeflerin ve önemli yatırımların hayata geçirileceği bir dönem olacağını belirten Bayraktar, başarının yalnızca kurulu güçteki artış veya tamamlanan yatırım projelerinin sayısıyla ölçülemeyeceğini ifade etti.
Bayraktar, başarı ölçütleri arasında vatandaşlara kesintisiz ve kaliteli hizmet sunulması, sanayinin rekabet gücünün artırılması, enerji maliyetlerinin doğru yönetilmesi ve yerli teknolojilerin geliştirilmesinin de bulunduğunu vurguladı.
Bu hedeflere ulaşmak için kamu ve özel sektör arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, düzenleyici çerçevenin geliştirilmesi ve insan kaynağına yatırım yapılması gerektiğini belirten Bayraktar, genç mühendislerin, araştırmacıların ve girişimcilerin enerji sektöründe daha fazla sorumluluk üstlenmesini önemsediklerini dile getirdi.







Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.