Bakan Kurum: COP31’de taahhütlerden çok uygulama konuşulacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da medya temsilcileriyle bir araya geldiği programda, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı COP31’in hazırlıklarına, iklim eylemi hedeflerine ve uluslararası temaslara ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurum, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da gerçekleştirilecek zirvenin, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi ve taahhütlerin uygulamaya geçirilmesi

Haber Editörü · 23.10.2026 15:34 👁 4 okunma
🔊 Haberi Dinle

Dinlemek için Dinle düğmesine basın.

Bakan Kurum: COP31’de taahhütlerden çok uygulama konuşulacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, İstanbul’da medya temsilcileriyle düzenlenen programda Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Konferansı COP31’in hazırlıkları, iklim eylemi hedefleri ve uluslararası temaslar hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kurum, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek zirvenin, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve verilen taahhütlerin hayata geçirilmesi bakımından önemli bir fırsat sunacağını söyledi.

İklim değişikliğinin etkilerinin giderek ağırlaştığını belirten Kurum, küresel gündemde siyasi ve ekonomik krizlerin öne çıktığını ancak iklim krizinin uzun vadeli ve kalıcı bir tehdit niteliği taşıdığını ifade etti. Seller, orman yangınları ve kuraklıkların dünyanın farklı bölgelerinde etkili olduğuna dikkati çeken Kurum, Türkiye’nin sahada edindiği deneyimleri ve geliştirdiği çözümleri uluslararası toplumla paylaşacağını kaydetti.

Kurum, “Asıl büyük kriz, iklim değişikliği ile birlikte bu gezegenin artık üzerinde nefes alınamayacak, yaşanılamayacak bir yere dönüşme tehlikesidir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin COP31 hazırlıkları çerçevesinde yoğun diplomasi yürüttüğünü belirten Kurum, 50’den fazla ülkeyle doğrudan ikili temas kurulduğunu açıkladı. Farklı müzakere gruplarının beklentilerinin dinlendiğini aktaran Kurum, gelişmekte olan ülkelerin öncelikleri ile gelişmiş ülkelerin endişelerinin dikkate alındığını söyledi.

Kurum, COP31 başkanlık sürecine ilişkin yaklaşımını, “Bir uygulama COP’u olsun istedik. Artık taahhütlerin değil, uygulamanın konuşulduğu, neticenin alındığı bir COP başkanlığı süreci yürüteceğimizi tüm dünyaya ilan ettik” sözleriyle anlattı.

Türkiye’nin Paris Anlaşması’na taraf olduğunu ve 2053 net sıfır emisyon hedefini açıkladığını hatırlatan Kurum, İklim Şurası’nın ardından iklim kanununun çıkarıldığını belirtti. Kurum, şehircilik, sanayi, enerji ve atık yönetimi alanlarında da bu hedefleri destekleyecek adımlar atıldığını ifade etti.

Antalya’da daha önce EXPO için kullanılan 1 milyon 100 bin metrekarelik alanda sürdürülen hazırlıklara ilişkin bilgi veren Kurum, organizasyon için 527 bin metrekarelik mavi bölge ile 582 bin metrekarelik yeşil bölgenin planlandığını açıkladı. Ulaşım bağlantıları, güvenlik sistemleri, toplantı salonları ve basın altyapısı da dahil olmak üzere organizasyonun farklı unsurları için çalışmaların sürdüğünü bildirdi.

Mavi bölgede BM’nin resmi müzakerelerinin yapılacağını belirten Kurum, 11-12 Kasım tarihlerinde Dünya Liderler Zirvesi’nin düzenleneceğini söyledi. Şu ana kadar 85 devlet ve hükümet başkanının katılım bildirdiğini aktaran Kurum, uluslararası medyanın da organizasyona yoğun ilgi gösterdiğini ve yaklaşık 3 bin gazetecinin katılmasının beklendiğini kaydetti.

Yeşil bölgenin bilim, sanat ve teknoloji aracılığıyla iklim çözümlerinin tanıtılacağı bir alan olarak tasarlandığını ifade eden Kurum, üniversitelerin, girişimcilerin, gençlerin ve sivil toplum kuruluşlarının burada bir araya geleceğini söyledi. Bu alanda uygulamaların, bilimsel çalışmaların ve yeni projelerin tanıtılacağını belirten Kurum, özellikle gelişmekte olan ülkelerin bilim ve teknolojiye erişiminin desteklenmesinin önemini vurguladı.

Kurum, COP31’in yalnızca bir zirve olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, “Küresel görünürlük, diplomatik etki, uluslararası iş birlikleri, yatırım ve dönüşüm açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi.

COP31 başkanlık eylem gündeminin 10 öncelikli tema üzerine oluşturulduğunu belirten Kurum, temiz enerji ve elektrifikasyon, sıfır atık, gıda güvenliği, uygulama köprüleri, okyanuslar ve denizler gibi alanlarda çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Finansman, teknoloji ve kapasite geliştirme başlıklarının ise tüm temaların ortak ihtiyaçları olarak ele alınacağını kaydetti.

Kurum, 2035 yılına kadar uzanan küresel uygulama hedefleri kapsamında elektriğin dünya genelindeki nihai enerji tüketimindeki payının yüzde 35’e çıkarılmasının amaçlandığını açıkladı. Küresel atık artış hızının yarı yarıya azaltılması ile binalardaki enerji kullanım yoğunluğunun yüzde 25 düşürülmesinin de hedefler arasında yer aldığını belirtti.

Üretim ve inşaat sektörlerinde geri dönüştürülmüş malzeme kullanımının artırılmasına yönelik hedeflere de değinen Kurum, kullanılan ürünlerde geri dönüştürülmüş malzeme oranının en az yüzde 15’e çıkarılmasını amaçladıklarını ifade etti. Kurum, iklim hedeflerinin hayata geçirilmesi için finansmana erişimin, teknoloji paylaşımının ve uygulanabilir projelerin geliştirilmesinin önem taşıdığını vurguladı.

Uluslararası kuruluşlar, kalkınma bankaları, finans kuruluşları, yerel yönetimler ve özel sektörün bu süreçte rol üstlenmesi gerektiğini belirten Kurum, iklim eyleminin üretim ve istihdamla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Kurum, iklim değişikliğine karşı dirençli şehirlerin oluşturulmasına da ayrı bir başlık açacaklarını belirterek, Türkiye’nin deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarından elde ettiği deneyimi uluslararası katılımcılarla paylaşacağını bildirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde deprem bölgesindeki 11 ilde, 14 milyon vatandaşı kapsayan yeniden inşa çalışmaları için 100 milyar doların üzerinde yatırım yapıldığını ifade eden Kurum, üretim kapasitesine ilişkin olarak günde 550 konut seviyesine ulaşıldığını söyledi. Kurum, bölgede inşa edilen konutların enerji performansına ilişkin de değerlendirmelerde bulunarak, bu deneyimin dirençli şehirlerin geliştirilmesi bakımından önem taşıdığını kaydetti.

Türkiye’nin iklim alanındaki çalışmalarında Sıfır Atık hareketinin de önemli bir yere sahip olduğunu belirten Kurum, Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlayan yaklaşımın COP31 alanında da yansıtılacağını ifade etti. Bu kapsamda sıfır atık müzesi, çocuk ve gençlik atölyeleri ile sıfır atık köylerinin planlandığını aktardı.

Kurum, iklim değişikliğiyle mücadelede ülkelerin enerji ve gıda güvenliği dahil farklı alanlarda kendi kendine yeterlilik kapasitelerini geliştirmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’nin doğu ile batı, kuzey ile güney arasında köprü kuran bir ülke olarak sürece liderlik etmeyi amaçladığını söyledi.

Kurum, “Bu bizim için gerçekten bir konferansın çok daha ötesinde. Biz geleceği beklemiyoruz, onu şekillendirmeye gayret ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Bu habere tepkiniz?

Yorumlar

Yorumlar yayınlanmadan önce moderasyondan geçer.

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.

WhatsApp İhbarHaber Gönder