Ekonomide öngörülebilirlik ve kurumların bağımsızlığının önemine işaret eden Ağıralioğlu, Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ile Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) kurumsal yapısını güçlendireceklerini söyledi. Bu kurumların siyasi müdahalelerden uzak biçimde; liyakat, bilimsel veriler ve ekonomik gerçekler doğrultusunda çalışmasını sağlayacaklarını belirten Ağıralioğlu, “Milletimiz açıklanan enflasyon rakamına güvenecek. Yatırımcı önünü görebilecek. Üretici hesabını yapabilecek” değerlendirmesinde bulundu.
Para politikası ve yatırım ortamına yönelik hedeflerini de açıklayan Ağıralioğlu, Merkez Bankasının itibarını güçlendirmeyi, para politikasında öngörülebilirliği sağlamayı ve rezerv yönetiminde şeffaflığı öncelikli gördüklerini ifade etti. Türkiye’ye yatırım çekmek istediklerini belirten Ağıralioğlu, fabrika kuran, teknoloji geliştiren, araştırma ve geliştirme faaliyetleri yürüten, dijitalleşme ile yeşil dönüşüme katkı sunan yatırımları destekleyeceklerini bildirdi. Ekonomi politikalarının temel yaklaşımını ise “Bizim ekonomi anlayışımızda esas olan, paradan para kazanılan bir düzen değil; üreterek, çalışarak, alın teriyle zenginleşen bir Türkiye’dir” sözleriyle ortaya koydu.
İlk 100 günlük dönemde ekonomideki tüm sorunları çözecekleri yönünde bir vaatlerinin bulunmadığını belirten Ağıralioğlu, önceliklerinin ekonomik işleyişi mümkün kılan kuralları yeniden tesis etmek ve kurumların itibarını güçlendirmek olduğunu söyledi. Devlet yönetiminde hukukun üstünlüğünü ve herkes için eşit uygulanan kuralları savunduklarını ifade eden Ağıralioğlu, “Bizim devlet anlayışımızda güçlü olan kişiler değil, kurumlardır. Üstün olan şahısların iradesi değil, hukuktur. Esas olan iktidarın menfaati değil, milletin refahıdır” dedi. Ağıralioğlu, Anahtar Parti iktidarında ekonominin güven, liyakat ve üretim temelleri üzerine kurulacağını kaydetti.







Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.