Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı” temasıyla düzenlenen 17. Boğaziçi Zirvesi, yaklaşık 70 ülkeden siyaset, diplomasi, akademi ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla İstanbul’da başladı. 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus’ta düzenlenen zirvede; küresel güç dengelerindeki değişim, jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisine yansımaları, uluslararası ticaretin geleceği ve yeni iş birliği fırsatları ele alınıyor. İki gün sürecek programda 32 ülkeden konuşmacı görüşlerini paylaşacak. Ayrıca uluslararası iş insanları arasında 20’nin üzerinde ikili iş görüşmesi yapılması planlanıyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, zirvenin açılışı dolayısıyla gönderdiği mesajda, organizasyonun Türkiye’nin ekonomik potansiyeli ile yatırım fırsatlarının uluslararası alanda tanıtılmasına katkı sunacağını belirtti. Erdoğan, “Türkiye'nin dinamik ve sürekli büyüyen ekonomisiyle dünya pazarındaki yerinin gözler önüne serilmesine ve yatırım olanaklarının anlatılmasına imkan verecek olan zirvenin ülkemizin tanıtımı açısından da önemli rol oynayacağına inanıyorum. 17. Boğaziçi Zirvesi’nin verimli geçmesini temenni ediyorum. Organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçenleri kutluyorum” ifadelerini kullandı.
Zirvenin açılışında konuşan UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, dünyanın hızlı bir değişimin ötesinde, köklü bir yeniden yapılanma döneminden geçtiğini söyledi. Küresel güç dengelerinin değiştiğini ve uluslararası ittifakların yeniden şekillendiğini belirten Özgencil, ekonomik belirsizliklerle bölgesel çatışmaların ortak geleceği etkilediğine dikkati çekti. Özgencil, “Artık mesele yalnızca değişime ayak uydurmak değil; bu değişimin içinde barışı, refahı, adaleti ve sürdürülebilirliği koruyacak yeni bir denge kurabilmektir” dedi. Zirvede enerji koridorları, yeni güç dengeleri, su ve gıda güvenliği gibi başlıkların değerlendirileceğini aktaran Özgencil, yaklaşan COP31 öncesinde iklim değişikliğiyle mücadelenin ekonomik ve siyasi boyutlarının da gündeme alınacağını kaydetti. Yapay zekânın iş dünyası ve toplum üzerindeki etkilerinin de ele alınacağını belirten Özgencil, teknolojik ilerlemenin insanlığın ortak yararına sunulmasının yollarının aranacağını ifade etti.

Türkiye’nin Avrupa, Asya, Afrika ve Orta Doğu arasında önemli bir köprü konumunda bulunduğunu belirten Özgencil, Boğaziçi Zirvesi aracılığıyla yalnızca coğrafyalar arasında değil, fikirler, kurumlar ve insanlar arasında da bağ kurmayı hedeflediklerini söyledi. Özgencil, “Dönüşen dünyada aradığımız denge, farklılıklarımızı ortadan kaldırmakta değil, bu farklılıkları ortak bir gelecek için buluşturabilmekte yatıyor” ifadelerini kullandı.
UİP Onursal Başkanı Dr. Talal Abu-Ghazaleh, derinleşen çatışmaların ve küresel güç mücadelelerinin dünya açısından ciddi bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Birleşmiş Milletlerin barışı koruma sorumluluklarını yerine getiremediğini savunan Abu-Ghazaleh, Filistin halkına yönelik zulüm ve soykırım karşısında uluslararası toplumun sessiz kalmasının kabul edilemeyeceğini belirtti. Uluslararası mahkemelerin harekete geçirilmesi ve savaşların sona erdirilmesi için ortak irade ortaya konulması gerektiğini vurgulayan Abu-Ghazaleh, “İnsanlığın geleceği savaşlarda değil, iş birliğinde ve teknolojidedir. Kaynaklarımızı çatışmalara değil, insanlara yatırmalıyız” dedi. Eğitim, sağlık ve teknoloji yatırımlarının artırılması gerektiğine işaret eden Abu-Ghazaleh, küresel sorunlara bilgi, teknoloji ve uluslararası dayanışma yoluyla yanıt verilebileceğini kaydetti.
UİP Onur Kurulu Başkanı Rona Yırcalı, dünyadaki siyasi, ekonomik ve toplumsal dönüşümün savaşları, enerji krizlerini ve belirsizlikleri beraberinde getirdiğini söyledi. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan krizin enerji ve taşımacılık maliyetlerini artırarak küresel ekonominin kırılganlığını ortaya koyduğunu ifade eden Yırcalı, yapay zekâ, robotik teknolojiler ve finansal sistemdeki dönüşümün yeni fırsatların yanı sıra istihdam bakımından riskler de barındırdığına dikkati çekti. Finansal sistem, su ve gıda güvenliği, iklim değişikliği ile bölgesel çatışmaların yol açtığı sorunların herhangi bir ülke tarafından tek başına çözülemeyeceğini belirten Yırcalı, Türkiye’nin Avrupa Birliği güvenlik mimarisindeki konumunun giderek önem kazandığını dile getirdi. Yırcalı, zirvenin temel hedefinin farklı görüşleri bir araya getirerek ortak çıkarlar doğrultusunda iş birliğini ve karşılıklı güveni geliştirmek olduğunu kaydetti.

Zirve kapsamındaki oturumlarda uluslararası sistemde değişen güç merkezleri, bölgesel ittifaklar ve küresel ticaretteki yeni arayışlar ele alınacak. Savaşlar ile jeopolitik gerilimlerin uluslararası ticarete etkileri, ekonomik iş birliklerinin geleceği ve ülkelerin değişen küresel koşullara uyum sağlama yöntemleri de değerlendirilecek. Katılımcılar ayrıca uluslararası diyalog kanallarının güçlendirilmesi ve ortak ekonomik çıkarlar temelinde yeni iş birlikleri kurulmasına ilişkin görüşlerini paylaşacak.







Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yapın.